SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

 

“Daha çok”. Modern dünya düzenimizi bu şekilde özetleyebiliriz: Daha çok üretim, daha çok tüketim, daha çok kaynak kullanımı, daha çok israf… Yarın yokmuş gibi, gidilebilecek başka dünyalar varmış gibi ekonomik ve sosyal hayatımızı kurguluyoruz. Bir sınırı olan dünya ise ona iyi bakmak zorunda olduğumuzu her geçen gün daha görünür işaretlerle bize anlatmaya çalışıyor: İklim krizi, sosyal eşitsizlik, kapsayıcılığın ve erişilebilirliğin azalması… Oysa dünya üzerindeki etkimizi anlamak ve bunu kontrol etmek için bir yöntemimiz var: Sürdürülebilirlik. Evet, uzun süredir istisnasız her kelimenin önüne sürdürülebilir sıfatını getiriyoruz ama bu kavrama gerçekten ne kadar hâkimiz? Sürdürülebilirlik nedir? Neden önemlidir? Gelin adım adım inceleyelim…

 

Sürdürülebilirliği nasıl tanımlayabiliriz?

Aslında sürdürülebilirliğin evrensel olarak kabul edilmiş tek bir tanımı yok. Ancak çoğunlukla ‘gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılamak’ olarak tanımlanıyor. Üretim, çeşitlilik ve tüketimin devamlılığı sağlanırken hem toplumsal hem de ekolojik olarak daimî olmak anlamına geliyor.

Bu noktada bir de ‘Sürdürülebilirlik ne değildir?’ sorusunu yanıtlamamız gerek. En genel yanlış kanı sürdürülebilirliği sadece ekoloji ile tanımlamak. Oysa sürdürülebilirlik kalıcı refahı tesis etmek için her şeyin bir arada düşünülmesi gerektiğini kabul eden bütünsel bir yaklaşım. Bu da bizi sıradaki soruya götürüyor.